21 Haziran 2011 Salı

Ajlık ve İzmir

Geçmişten bir görüntü geliyor kafama. 2 Mayıs 2008 akşamından bir görüntü. İzmir'de bir kepaçıdayız. "Kadınlık Bizde Kalsın", Yaşam Sahnesi 2007-2008 dönemi, ikinci senemde. Şenliklerde oynamışız, yorgunluk var hafiften üzerimizde. İzmir'e ikinci gelişim. Körfez'e yine tutkunum. Dokuz Eylül üniversitesinden arkadaşlar var. Bir topluluk üyeleri herhalde. Her hafta konuştukları komplo teorilerinin o hafta televizyonda haberlere çıkmasını ve buna dayanarak aralarında bir casus olduğu konusunu geyik halinde çeviriyoruz harlı muhabbet alevinde. O muhabbet sırasında anlatıyor bir eleman. Ablası Trakya'da öğretmenmiş, bir sınıfta çocuğa "rejim nedir" (yönetim) diye sormuş çocuk "ajlık" diye cevap vermiş gülüyoruz haliyle. İzmir'de Trakya'dan bir esinti hoş geliyor.

Zamanın kör vakti, tez kapıya dayanmış ajlık başa vurmuş. Evde bir şey yok. Odamdaki son zula patlayalı yıl olmuş. Cengiz Han ordusundan almışız genetiği geleneği, yiyecek depolama kültürü yok bulduğun yeri yağmala kurut, zula mantığı namevcut. Bende de yerleşmemiş. Bir vakitte İzmir'i özlüyorum ve çok sevdiğim bir arkadaşımın yaptığı lazanyayı. Ah şimdi olsam da orada bira eşliğinde lazanya yesek, dumanı üstünde metafizik ve normaller üzerine bir muhabbet harlasak.

Ajlık. Başka bir şey değil vallaha ajlık.
26 Nisan 2010-Edirne

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder