3 Kasım 2011 Perşembe

Acan C - Hazin Bir Casusluk Hikayesi



Eğer çevrenizde yeterince sıradan olmayan, her an size kah Aziz Nesinvari kah stand-up'lara taş çıkartacak maceralar yaşatabilecek bir arkadaş çevreniz varsa size hiç bir şey normal gelmemelidir. Korkuyu da kahkahayı da dibine kadar yaşayabileceğiniz bir nice tuhaf olay yaşamanız olasıdır. Nitekim geçen günlerde de aynen bu şekilde oynadı film...

Çok saygıdeğer dostum, Edirne merkezli gibi görünse de "Nerede bir deli varsa görüşmesek, tanışmasakta o da bir yedi deli" dediğimiz "Yedi deliler Dokuz Oturaklılar Teşkilatı"ndan, bizim horantamızda muhterem arkadaşım "Acan C". ile (biliyorum kodlama gibi oldu ama olmalı, destur vermedikçe adını yazamam yazarlık prensibi) geçtiğimiz zamanların birinde akşama doğru buluşuldu. Mevsim sonbahar, aylardan Kasım, hava buz ve ertesi gün tiyatro çalışması var. Bünye bir an önce eve gidip uyuma telaşında. Nasıl olur da giderimin derdinde bir anlamda. O sırada bir başka arkadaştan çağrı mesajı gelmesi ve benim Binevlere doğru yönelmemle macera başlar. Gitmeden önce "Acan C."nin "Aga partiye martiye gidiyorsun da beni mi ekiyorsun?" diye sorması olayların fitilini ateşleyecektir. Ben yok aga işi halleder kayarım eve dedikçe Acan C. daha da kıllanır.

Ben bizim horantadan, ekipten ayrılıp Migros'un köşeden Baca istikametine doğru yollandım. Ama içimde tuhaf bir his var sanki biri peşimden geliyor. Bizim kankalık durumundan gelen bir hismi yoksa dengesiz bir arkadaşımın enden olacağı korkulıu olaylara dair bir hissi kablel'vuku mu (olacak kötü şeyleri hissetme) bilemedim. Üstelik tam Baca'ya giden, o kadimdeki yürüyüş yolunun kaldırımla çıkıntı yaptığı yerde ayakkabımı bağlarken epey uzaktan beni seyreden birini görmem bendeki şüpheyi derinleştirdi ama yola devam ettim. Yola devam ediyorum, Baca'yı geçtim yine aynı his, ulan neyse dedim tesadüftür. Gene ayakkabı bağlamaya durduğumda baktım yine aynı sima. Gözler okumaktan ferini yitirmiş, adam beni takibe almış gibi. Zaten sokakta insan yok insan olsa da beni takipte ne var koca cüsse, alamet-i farika gibi. O anda mantık devreye girdi. "Lan saçma sapan konuşma, pardon düşünme ne takibi kitap okuya film izleye izleye kafayı sıyırdın sen."

Lan yola devam ediyorum, uzaktan uzaktan bir tip arkadan geliyor gibi. Eski 1 numara duraklarından olan Tahsin Şıpka Caddesi'yle Öztürk kıraathanesine giden yolun ortasındaki, tepelere çıkan yokuşa doğru yürüyorum. Sonra Tahsin Şıpka'dan Cumartesi Pazarı'na doğru dönüyorum. Arkamdan biri gelmeye devam ediyor. O andan itibaren gerilim başlıyor. Ulan kim bu lavuk? Niye peşime takıldı? Takip mesafesi geyiği vardır dizilerden, filmlerden, kitaplardan aparma herif onu koruyor uzaktan geliyor ama cidden hem acemi. Bazen saklanıyor bazen yürüyor ama uzaktan uzaktan çıkaramıyorum. Korku insanın aklına fikirde getiriyor. sakin kafaya film senaryosu bile yazarsınde delinin teki peşindeyken en halt edeceksin? Apartmana mı girsem başka yola mı sapsam deli gibi dolanıyoruz. Birini mi arasam ne yapsam derken pazarın orda aklıma bir fikir geldi. "Dur lan çarşıya sapıyım bakalım ne olacak?" O sırada arkamdan koşarak gelmeye başladı. Yaklaştıkça çaktırmıyorum ama gelse de kapışsak diye delice bir his feveran olmuş.

Ulan bir baktım bizim Acan C.! Zaten takip hissi ömrümden ömür götürmüş, yüzünde sanki başarılı bir casusluk operasyonun zaferi pis pis sırıtıyor. Zaten bizim gibi deliler hayaller aleminde ne zaferler kazanırda dilden anlatmayız, suratımızdaki sırıtmaya bakarak anlayabilirsiniz.

"Takip ettim oğlum seni!"
"Ömrümden de bir saat götürdün!"
"Biz böyleyiz aga! Bunu deftere yazdım yalnız."
"Paranoyaksın oğlum parti var sandın peşime takıldın deli gibi, çarşıya kadar gidecektim gelmesen. Kör gözüme uzaktan nasıl seçeyim deli gibi geliyorsun?"
"Yazdım bunu! Yazdım! Ektin beni! Yazdım!"

Sonra? Oyun bitti. Bir yerde birileriyle çayları içip evlere dağıldık. Fazladan Ejder abiye uğradık. Sokak lambaları çoktan yanmıştı. Böylece anılara yerleşti. Zaten bizim gibi paranoyak, şüpheci, hayallerinden başka bir şeyi kalmamış delilerin kaç eğlencesi kaldı? Bakmayın adam cüssemize, biz hala bünyemizde akşam ezanını müteakip yanan sokak lambalarıyla evlere dönen son sokak çocuklarını yaşatan doksanlar seksenler kuşağındanız.

Şimdi o günden sonra hala arkama dönüp bakıyorum, suratında pis bir sırıtmayla Acan C. gelir diye... Acan C.'nin maceraları sürecek...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder