14 Temmuz 2021 Çarşamba

Türk Sultanına Mektup (Tarihi-Fantastik Öykü)

 (Daha önce 2017'de Getik Fanzin'de yayımlanmıştır. MBY)

             Sayısız yıldızın gökyüzünü şenlik alanına çevirdiği sıradan bir bozkır gecesinde, Zaporojya Siç’inin kalbi olan Khortitsia adasında, arasına toprak doldurulmuş tahtadan tabyaların ardındaki Kozaklar kısmen huzurlu bir uykudaydı. Kulelerde çubuk tüttüren gözcülerle esir aldıkları kadınları kovalayanların haricindekilerin ayık olmadığı bu hengâmede duyulan yegâne ses yarı ayık bir kobzarın tıngırdattığı tellerden yükselen yanık bir ezgiydi. Gecenin ahengini bozmadığından kimsenin susturmaya el vermediği bu ses, sağdan soldan yükselen cırcır böceklerinin sesi kadar doğal sayılıyordu.

            Tüfek elde bekleyen gözcüleri huzursuz eden bir sessizlik vardı. Gürültüsü patırtısı eksik olmayan bozkırın bu gece susmasını baskın alameti sayıyor, Tatar atlılarının olası kıpırtılarını sezebilmek için gözlerini çayırlardan ayıramıyorlardı. Derken her birisini “ölüm sessizliği” korkusundan kurtaracak bir vaveyla koptu. Khortitsia’nın öte ucundan ayaklanıp merkeze doğru yürümekte olan bir güruh peyda olmuştu. Ellerindeki meşaleleri savurarak, tüfeklerini, piştovlarını ateşleyerek, bağıra çağıra yürüyorlardı. Kimi Kozakça, çok azı Tatarca ve Kalmuk dilinde yankılanan: “Yakaladık! Yakaladık!” sesleri eşliğinde tufan misali ilerleyen kalabalığın geçtiği yerde ışıklar yanıyor, pencere ve çatılardan karşılıklı küfürler savruluyordu.

            Birkaç kişi yumruk sallayarak kalabalığa saldırsa da sonradan onlar da güruhun ardına takıldı, böylece dehşetli bir kalabalık atamanın kaldığı iç istihkâmın kapılarına dayandı. Nöbetçiler hayır mı şer mi olduklarını bilmedikleri kalabalığı görünce tüfeklerini kalabalığa doğrultup haykırdılar:

            “Ne istersiniz? Atamanın kapısına dayanmanız nedendir?”

            “Mahkeme isteriz! Katili yakaladık! Ataman Sirko yargılasın, onun adaletine güveniriz!”

            Kozakların töresince her türlü karar atamanların ağzına baktığından nöbetçiler çaresiz birbirlerine baktılar. Kozakların muhtemelen bir içki yahut kadın kavgasında cinayet işlemiş birini tutup getirdiklerini düşündüler ama böylesine bir kalabalığın adi cinayet için toplanmayacağı açık olduğundan başka bir Kozak beyinin, atamanı ele geçirmek için tuzak kurabileceğini düşünüp kapıları tutmaya devam ettiler. Kapıdakilerin huzursuz hali iç istihkâmın kulelerinde, duvarlarında bekleyen diğer gözcüleri de tedirgin etmiş, tüfekleri ve piştovlarıyla birlikte küçük metris toplarını dahi kalabalığa doğru çevirmişlerdi. Gözcü kalabalığa seslendi:

            “Bu hangi katildir ki gecenin köründe Kozakların yarısını hem de birbirlerinin lisanına yabancı Tatarlarla Kalmukları peşine takıp atamanın kapısına getirsin?”

            Kalabalığın içinden yaşını başını almış bir Kozak küfrederek gözcüye bağırdı: “Bu kadar insan alelade bir kadın cinayeti için toplanmadı ya! Siç’e musallat olan, çocukların canını alan katili yakaladık!”

            “Kozak çocuklarının canına kastedilmişse yurtlarından uzakta Tatarların, Kalmukların sıkıntısı ne ola?”

            “Bizi onlar harekete geçirdi. İlk onlar fark edip yakalamamızı sağladı opiri!”

            Tatarlardan biri de üstüne vazife gibi kendi lisanında haykırdı: “Yakalagan! Oburı biz yakalagan!”

            Gözcüler “opir” kelimesini duyunca tekrar dönüp birbirlerine baktılar. Rusların “upir”, Ukrainlerin ve Kozakların “opir” dediği şey bozkırın sayısız kocakarı masallarından biriydi. Bozkırların da ötesinde Eflaklıların, Boğdanlıların, Lehlerin hatta Nemselilerin topraklarında farklı isimlerle zikredip veba vurmuş köylerin, sebepsiz ölülerin kaynağı sayarlardı. Toplu tüfekli Osmanlı askerlerinden hatta atlarıyla ölüm saçan Tatarlardan yüz geri etmediklerinden, böylesine bir batıl itikat karşısında ne yapacaklarını şaşırmışlardı.

            Gözcülerden biri güldü: “Ataman Sirko’yu bu vakitte kocakarı lakırdıları için ayağa kaldırırsanız yatana değin hepimizi kılıçtan geçirir söylemedi demeyin!”

            Kalabalığın ortasından bir yerden rahiplerin ve keşişlerin öfkeli homurdanmaları duyuldu: “Duamıza halel getirmeyeceğini bilsek yüz bin kere sövmüştük gelmişine geçmişine! Kutsal suya batırılmış iplerle, ayin cüppesiyle biz zapt ettik habisi. Var söyle Ataman Sirko’ya! Cesareti var ise görsün ve versin kararını. Yalanımız varsa topumuz birden Tatarın kılıcına gelelim!”

            Muhafızlar homurdanmalar ve küfürler karşısında çaresiz kalmışlardı. Olası bir baskına karşı iç istihkâmda uyumakta olan diğer Kozakları da uyandırıp silahlandırarak Ataman’ın kaldığı eve giden yolda öbek öbek dizildiler.

            O esnada Kozak Atamanlığı’nın asıl atamanı Ivan Samoylovych’i Kırım yolunda esir aldığı için dolaylı olarak atamanlığını ilan etmiş olan Kosh Atamanı İvan Sirko, sabık atamanın evindeydi. Esir aldığı atamanın yatağında Kırım Seferi esnasında mirzalardan birinin köşklerinden kaçırdığı iki Kafkasyalı dilberin arasında uzanmış tavanı seyrediyordu. Kollarını bir anlığına dilberlerden çekerek yatağın kenarında duran sehpaya uzandı. Sehpanın üzerindeki Arap harfleriyle yazılmış name-i hümayunu alarak öfkeli gözlerle seyretti.

            Osmanlı Sultanı IV. Mehmed Han, gönderdiği name-i hümayunda Osmanlı’ya tâbi olmasını istiyordu. Teslimiyet ibaresini okuyan Sirko’nun öfkesi her seferinde katlanarak artıyordu. Bir önceki sene Zaporojya Siç’ini zapt etmek üzere gönderilmiş Osmanlı birliğinin tamamını katledip ta Kırım’a kadar inen, Bahçesaray ve Akmescit’i vurup geri çekilen, Kırım Han’ını geri çekilmeye zorlayan kendisiydi. Kılıç zoruyla aldığı atamanlığı Türklerin eline teslim etmesi isteniyordu. Odasının kapısı vurulup kendisine seslenilince yattığı yerden gürledi:

            “Ne var?”

            “Siç ahalisi huzurunuza çıkmayı diler Yüce Ataman. Sizden mahkeme talep ediyorlar.”

            “Sabahı bekleyemiyorlar mı?”

            “Yakaladıkları opiri yargılamanızı istiyorlar.”

            İvan Sirko’nun mevcut öfkesi bu sözü duyunca en yüksek raddesine çıktı. Kafkasyalı dilberlerin uykusunu hiçe sayıp baş ucunda asılı duran kılıcını duvardan indirdi. Bir sıçrayışta yataktan çıkıp kapıyı açtı. Karşısında çaresizce bekleyen gözcünün yakasına yapıştı:

            “Benimle alay mı ediyorsun?”

            “Israr ediyorlar Yüce Ataman. Biz de ihtarda bulunduk ancak sizin huzurunuzda yargılama istediler.”

            “Adamları sağlı sollu dizip silahları hazır ettikten sonra içeri alın. Tahtımı da kapının önüne çıkarın. Eğer bir tuzaksa yahut Ukrain köylülerinin safsatasıysa bedenlerini kana ve baruta doyuralım!”

            İvan Sirko’nun uyanması iç istihkâmdaki hazırlıkları hızlandırmıştı. Atamanın tahtı evin önüne çıkarılıp tüm muhafızlar ve gözcüler hazırlandı. Mahkemenin kâtibi dahi uyandırılıp genişçe bir masanın başına okka ve divit takımı ile oturtuldu. İstihkâmın kapıları açılınca eli meşaleli güruh tahtın önüne kadar atamanın adamlarının nezaretinde ilerledi. İvan Sirko tüm haşmetiyle kapıda görünüp tahtına oturduğu esnada güruh saygıyla eğildi.

            “Beni bu vakitte uyandırmaya cesaret edişinizi cezalandırmalı mı ödüllendirmeli mi? Kapıma neden geldiniz?”

            Atamanın ordusunda da savaşmış gedikli Kozak savaşçılarından birisi öne çıktı: “Çocuklarımıza musallat olan, Hristiyanların kanını döken habis opiri yakaladık Yüce Ataman.”

            “Bunun için mi uyandırdınız beni? Töre bilmez misiniz? Kafasını neden kesip, kalbine kazık çaktıktan sonra cesedi yakmadınız?”

            “Yüce Ataman biz buna niyetlendik ama rahip efendi durum biraz karışık olduğundan senin emrin olmadan böyle bir işe kalkışmamızın suç olabileceğini söyledi. Biz Kozaklar senin sözün üstüne yemin ettik. Senin sözüne aykırı hareket etmek istemedik!”

            O esnada kalabalığın önüne çıkan rahip ellerini göğe uzattı: “Hristiyanlık âlemi bizim bu gece yakaladığımız iblis misali bir kötülüğü daha önce görmemiştir. Açılın! Açılın da o iblisi Yüce Ataman da görsün!”

            Kalabalık açılmaya başlayınca rahiplerden ve keşişlerden oluşma bir çember meşalelilerin arasında kaldı. Rahipler ellerinde tuttukları urganlara asılarak Sirko’nun huzuruna kadar yaklaşmışlardı. İki-üç tanesi kenara çekilince İvan Sirko rahiplerin urganlarla sıkıya bağlayıp aralarında tuttukları şeye şaşkınlıkla baktı. Tahtından fırlayan ataman rahiplere yaklaşarak sordu: “Yakaladığınız opir bu mu? Bir motanka bebeği mi? Hangi köylüden yağmalandığı meçhul bir motanka bebeği için mi beni uyandırdınız?”

            Sözlerindeki alaycılık ve öfke adamlarına da sirayet etmişti. Ukrainlerin eski zamanlardan beri taşıya geldikleri inanışları gereği saz parçalarından ve artık giysi bezlerinden yapılan bu bebekler yeni evli çiftlere yahut çocuklara hediye edilirdi. Rahip atamana durmasını işaret ederek elindeki haçı motanka bebeğine doğru uzattı. Oyuncak bebeğin olduğu yerde canlıymış gibi kıpırdandığına ve yarığa benzer ağzından çıkan sivri dişlerine şahitlik eden ataman elini kılıcına götürdü. Motanka bebeğinin üzerindeki lekelerin kan lekesi olduğunu, o ürkütücü ağzı gördüğü zaman idrak etti.

            “Rahip efendi bu nice iştir? Bir motanka bebeği hem cana gelsin, hem can alsın olacak iş mi?”

            “Bunları Ukrainler yeni gelinlere çabuk çocuk sahibi olması için hediye ederler. Çocuklara hediye edilmesindeki maksat başkadır. Bir çocuk hasta olursa kukla çocuğun hasta yatağına yatırılır çocuğun üstündeki hastalığı kendi üstüne çeksin diye. Ukrainler buna inanırlar.”

            “Nasıl yakaladınız bu kötülüğü?”

            “Üç gündür çocuklarımızın ölmesinden Tatarlar şüpheye düşmüşlerdi. Aralarında hem Kırım’ı hem Eflak ormanları daha önce görenler de var, bir opir musallatını daha başlangıcında tanıyan kimseler neticede. Ahali huzursuzlanmasın diye hep birlikte sokakta dualarla devriye gezdiğimiz esnada yakaladık bu motanka bebeğini. Bize de saldırmaya kalktı ki dualarımız olmasa hepimiz ölebilirdik! Onu zapt edince Tatarlar böylesine bir şey görmediklerini söylediler ama ben ne olduğunu anladım. Ukrain muhacirlerden birisinin, daha önce bulunduğu yerde opir musallatına uğramış bir çocuğu olmalı. Çocuğun hastalığı bu motankanın bedenine yerleşti. Ardından geceleri tıpkı bir opir gibi dolaşmaya başladı!”

            “Bana getirmenizin nedeni nedir?”

            “İnsan olsa kanunlarımızda yeri belli. Ama kanunlarımızın görmediği bir varlık bu. Günahlarımız ve asiliğimiz başka kötü ruhları da buraya celp etmesin diye senin mahkemeni diliyoruz Yüce Ataman!”

            İvan Sirko hala olduğu yerde kımıldanıp hırıldayan motanka bebeğini seyretti bir süre. Ardından aklına bir şey gelmiş gibi evinde hazırlanırken kemerine sıkıştırdığı name-i hümayunu çıkardı. Bir süre muzaffer bir ifadeyle hem nameye hem motanka bebeğine baktıktan sonra adamlarına boş bir fıçı getirmelerini diledi. Dualı urganlar, ayin cüppesi ve birkaç haç ile bezenmiş motankayı boş fıçının içine hapsederek çiviletti. Yan yatmış fıçı kıpırdanmasın diye adamlarından biri fıçının üzerine yattı.

            Ataman masa başına yürüyüp kâtibin omuz başına tüneyince diğer Kozaklar da merakla onun yanına doluşup masayı seyretmeye başladılar. İvan Sirko onlara hitaben haykırdı: “Türklerin Sultanı teslim olmamızı emrediyor. Madem kulları olarak görüyor bizi o halde sultana layık bir hediye göndermemizi de garipsemez!” Bu sözleri duyan Kozaklar ilkin hiçbir şey anlayamadılar ancak fıçıya hapsedilen şeyi göz önünde bulundurunca keyifle gülüp kahkaha attılar. Osmanlı sarayının koridorlarında dolaşacak dehşeti hayal ettiler bir anlığına.

            Hava inceden alacakaranlığa bürünmekteyken İvan Sirko kâtibin sırtına vurdu: “Sadece hediye göndermek Kozaklara yakışmaz. Bize yazdığı nameye karşılık bir nameyle cevap vermeli Sultan’a! Haydi yazmaya başla! Aynen şu şekilde: Seni Türk şeytanı…”

(Not: İlya Repin’in “Türk Sultanına Mektup Yazan Zaporojya Kazakları” adlı ünlü tablosu ve Ukrayna halk inançlarından ilham alınarak yazıldı. MBY)

SON

Mehmet Berk Yaltırık, 12 Eylül 2016 – Edirne


21 Ocak 2021 Perşembe

Okültizm, Cadılık ve Büyü İnanışları ile İlgili Okuma Önerileri

 



Seyircilerden gelen yoğun istek üzerine hazırladığım, program olmaksızın okültizm, cadılık ve büyü inanışlarıyla, bu konular etrafındaki kavramlarla alakalı bir okuma önerileri listesi.


  • ·         Okült, Cadılık ve Büyü-Resimli Tarih, Christopher Dell,
  • ·         Tüm Çağların Gizli Öğretileri, Manly P. Hall
  • ·         Büyünün, Cadılığın ve Okültizmin Tarihi, W. B. Crow
  • ·         Okültizm, Büyücülük ve Kültürel Modalar, Mircea Eliade
  • ·         Cadılık, Malcolm Gaskill
  • ·         Doğu Büyüsü, İdris Şah
  • ·         İstanbul Gizemleri, Giovanni Scognamillo
  • ·         Ortaçağda Büyü, Richard Kieckhefer
  • ·         Eski Yunan ve Roma'da Büyü ve Büyücülük, ed. Bengt Ankarloo-Stuart Clark
  • ·         Ortaçağ Avrupası'nda Cadılar ve Cadı Avı-Haydar Akın
  • ·         Çocuk Cadılar ve Çocuk Cadı Avı-Haydar Akın
  • ·         A'dan Z'ye Büyüler, Recinal Scoot
  • ·         İnanç Sözlüğü, Orhan Hançerlioğlu
  • ·         Gizli Bilimler Ansiklopedisi, Anette Von Heinz-F.K
  • ·         Okültizm ve Enerji-Geçmişten Bugüne Gizemcilik, Ferda Ercan Uyulan
  • ·         Okültizm (Tarih Boyunca Gizli Bilimler), M. Reşat Güner
  • ·         Kadim Cadılık Öğretisi Wicca, Erhan Altunay
  • ·         Antik Mısır Büyüleri, E. A. Wallis Budge
  • ·         Cadı Çekici-Malleus Malleficarum-haz. Heinrich Kramer-James Sprenger
  • ·         Karşı Büyü, Bran O. Hodapp-Iris Rinkenbach
  • ·         Elizabeth Dönemi Okült Felsefe, Frances A. Yates
  • ·         Dr. Bedri Ruhselman Dönemi ve Sonrası Türkiye'de Ruhçuluk, Sertaç Mehmet Temizel
  • ·         Hititlerde Ritüel ve Büyü, Sevgül Çilingir Cesur
  • ·         Doğu ve Batı Kaynaklarına Göre Ruhçuluk ve Reenkarnasyon, Giovanni Scognamillo, Arif Arslan
  • ·         Büyü, Cemal Anadol
  • ·         Anadolu Büyüleri, İsmet Zeki Eyüboğlu
  • ·         Geleceğinizin Anahtarları, Giovanni Scognamillo
  • ·         Tılsım ve Büyü Nasıl Bozulur, T. Mete Şener
  • ·         Cinci Büyüleri (Yıldıznâme), İsmet Zeki Eyüboğlu
  • ·         Anadolu İnançları, İsmet Zeki Eyüboğlu
  • ·         Doğu ve Batı Kaynaklarına Göre Büyü, Giovanni Scognamillo-Arif Arslan
  • ·         Mısır'da Eksorsizm-Cin Çıkarma (Zaar) Ayinleri, Enno Littman
  • ·         Osmanlı'da Batıl İtikatlar ve Büyü, Nimet Elif Uluğ
  • ·        Kara Afrika'nın Kara Çığlığı Voodoo, Heike Owusu


2 Ekim 2020 Cuma

Dracula ve Kazıklı Voyvoda – Ana Kaynaklar, Araştırma Eserleri ve Romanlar


Kazıklı Voyvoda Vlad Drakula (1431-1476) hakkında ana kaynaklar, araştırma eserleri ve ilgili romanlar hakkında detaylı bibliyografya.








Ana Kaynaklar:

            -Anonim, 16. Asırda Yazılmış Grekçe Anonim Osmanlı Tarihi-Giriş ve Metin (1373-1512), haz. Şerif Baştav, Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Yayınları, Ankara 1973.

-Anonim, Tevarih-i Âl-i Osman (F. Giese Neşri), haz. Nihat Azamat, İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Basımevi, İstanbul 1992.

-Angiolello, Giovan Maria, Fatih’in İçoğlanı Anlatıyor-Fatih Sultan Mehmed, çev. Pınar Gökpar, Profil Yayıncılık, İstanbul 2011.

-Aşıkpaşazade, Tevârih-i Âl-i Osman, haz. Kemal Yavuz-Yekta Saraç, Bilimevi Basın Yayın, İstanbul 2007.

-Atik, Kayhan, Lütfi Paşa ve Tevârih-i Âl-i Osman, Kültür Bakanlığı Yayınları, Ankara 2001.

            -Bartholomaeus Gothan, Drakula Vajda Törtenere (Dracole Wyda), Lübeck 1485, https://mek.oszk.hu/02400/02470/

            -Edirneli Oruç Beğ, Oruç Beğ Tarihi, haz. Nihal Atsız, İstanbul 1972.

-Gelibolulu Mustafa Ali, Künhü'l-Ahbâr (Fatih Sultan Mehmed Devri 1454-1481), haz. M. Hüdai ŞENTÜRK, Cilt 2, Ankara 2003.

-Hadîdî, Tevârih-i Âl-i Osman (1299-1523), haz. Necdet Öztürk, İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Basımevi, İstanbul 1991.

            -Hoca Sadeddin Efendi, Tacü’t-Tevarih, Sadeleştiren: İsmet Parmaksızoğlu, Cilt I-II-III, Kültür Bakanlığı Yayınları, İstanbul 1992.

            -İbn Kemal, Tevarih-i Âl-i Osman-VII. Defter, haz. Şerafettin Turan, Türk Tarih Kurumu, Ankara 1957.

            -İdris-i Bitlisî, Heşt Behişt-VII. Ketîbe (Fatih Sultan Mehmed Devri 1451-1481), çev. Muhammed İbrahim Yıldırım, Ankara 2003.

            -Kritovulos, Tarih-i Sultan Mehmed Han-ı Sanî, çev: İzmir mebusu Karolidi, Ahmed İhsan ve Şürekası Matbaacılık Şirketi, 1328 (m. 1912-13) İstanbul.

            -Konstantin Mihail Konstantinoviç, Bir Yeniçerinin Hatıratı, çev.-haz. Kemal Beydilli, Tarih ve Tabiat Vakfı Yayınları, İstanbul 2003.

            -Mehmed Neşrî, Neşrî Tarihi, haz. Mehmet Altay Köymen, Kültür Bakanlığı Yayınları, Ankara 1983.

            -Mikhael Doukas, Tarih (Anadolu ve Rumeli), çev. Bilge Umar, Arkeoloji ve Sanat Yayınları, İstanbul 2008.

            -Müneccimbaşı Ahmet Dede, Müneccimbaşı Tarihi, Cilt 2, çev. İsmail Erünsal, Tercüman Yayınları, İstanbul 1974.

            -Solakzade Mehmed Hemdemî Çelebi, Solakzade Tarihi, haz. Vahid Çabuk, Kültür Bakanlığı Yayınları, Ankara 1989.

            -Tursun Beg, Tarih-i Ebu’l-Feth (Fatih’in Tarihi), haz. Ahmet Tezbaşar, Tercüman Yayınları, İstanbul.

            -Yusuf Bin Abdullah, Târîh-i âl-i Osmân, haz. Efdal Sevinçli, Eylül Yayınları, İzmir 1997


Araştırma Eserleri:

- Andreescu, Stefan, “Vlad Țepeș Dracula”, http://www.bjmures.ro/bdPublicatii/CarteStudenti/A/StefanAndreescu-Vlad_Tepes.pdf , Editura Enciclopedica, Romanya 2015.

            -Babinger, Franz, Fatih Sultan Mehmet ve Zamanı, çev. Dost Körpe, Oğlak Yayıncılık, İstanbul 2010.

            -Danişmend, İsmail Hami, İzahlı Osmanlı Tarihi Kronolojisi, Cilt 1, Doğu Kütüphanesi Yayınevi, İstanbul 2011.

            -Decei, Aurel, “Eflak”, İslam Ansiklopedisi, Cilt 4, Milli Eğitim Basımevi, İstanbul 1977.

            -Dramalı, Zeynep, Tarihi Tersten Okumak, Yeditepe Yayınları, İstanbul 2004.

            -“Eflak”, Türk Ansiklopedisi, Cilt 14, Milli Eğitim Basımevi, Ankara 1966.

            -Florescu, Radu R., McNally, Raymond T., Drakula ya da Kazıklı Voyvoda-Eflak Prensi III. Vlad Tepeş'in Yaşamı, çev. Ali Cevat Akkoyunlu, Doğan Kitap, İstanbul 2000.

            -Fransa Historia Üniversitesi Tarih Kurumu, Osmanlı İmparatorluğu Tarihi, çev.  Şiar Yalçın, İstanbul 2003.

-Joseph von Hammer, Büyük Osmanlı Tarihi, çev. Mehmet Ata, Cilt I-II, Sabah Yayınları.

            -Jorga, Nicolae, Osmanlı Tarihi, Cilt 2, çev. Nilüfer Epçeli, Yeditepe Yayınları, İstanbul 2005.

            -Karg, Barb, Spaite, Arjeani, Sutherland, Rick, Her Yönüyle Vampir, Arkadaş Yayınevi, Ankara 2011.

-Scognamillo, Giovanni, Dehşetin Kapıları, Kamer Yayınları, İstanbul 1997.

            -Tansel, Selahattin, Osmanlı Kaynaklarına Göre Fatih Sultan Mehmed’in Siyasi ve Askeri Faaliyeti, TTK Basımevi, Ankara 1999.

            -Uzunçarşılı, İsmail Hakkı, Osmanlı Tarihi, Cilt 1, Türk Tarih Kurumu Basımevi, Ankara 1994.

            -Zinkeisen, Johann Wilhelm, Osmanlı İmparatorluğu Tarihi, çev. Nilüfer Epçeli, Cilt 2, Yeditepe Yayınları, İstanbul 2011.

 

Makaleler ve Ansiklopedi Maddeleri:

            -Dramalı, Zeynep, “Drakula”, Hürriyet Tarih, 5 Şubat 2003, (Hürriyet gazetesi) İstanbul.
            -Griua, Catalin, “Drakula: Vampir Kont”, National Geographic Türkiye, Şubat 2010, İstanbul.

            -Emecen, Feridun, “İshak Bey”, Diyanet İslam Ansiklopedisi, Cilt 22, İstanbul 2000, s. 524-525. https://islamansiklopedisi.org.tr/ishak-bey--murad-ii

            -Emecen, Feridun, “Varna Muharebesi”, Diyanet İslam Ansiklopedisi, Cilt 42, İstanbul 2012, s. 527-530. https://islamansiklopedisi.org.tr/varna-muharebesi

            -İnalcık, Halil, “Mehmed II”, Diyanet İslam Ansiklopedisi, Cilt 28, Ankara 2003, s. 395-407. https://islamansiklopedisi.org.tr/mehmed-ii

            -İnalcık, Halil, “Murad II”, Diyanet İslam Ansiklopedisi, Cilt 31, İstanbul 2006, s. 164-172. https://islamansiklopedisi.org.tr/murad-ii

            -Kiel, Machiel, “Rusçuk”, Diyanet İslam Ansiklopedisi, Cilt 35, İstanbul 2008, s. 246-250. https://islamansiklopedisi.org.tr/ruscuk

            -Karakaya, Enis, “Hamza Bey Külliyesi”, Diyanet İslam Ansiklopedisi, Cilt 15, İstanbul 1997, s. 509-510. https://islamansiklopedisi.org.tr/hamza-bey-kulliyesi

            -Karpat, Kemal, “Eflak”, Diyanet İslam Ansiklopedisi, Cilt 10, İstanbul 1994, s. 466-469. https://islamansiklopedisi.org.tr/eflak

            -Karpat, Kemal, “Erdel”, Diyanet İslam Ansiklopedisi, Cilt 11, İstanbul 1995, s. 280-283. https://islamansiklopedisi.org.tr/erdel

            -Özcan, Abdülkadir, “Boğdan”, Diyanet İslam Ansiklopedisi, Cilt 6, İstanbul 1992, s. 269-271. https://islamansiklopedisi.org.tr/bogdan

            -Sözen, Zeynep, “Osmanlı Kültürünün Eflak ve Boğdan’ın Yaşamına Etkisi”, Türkler, Cilt 12, Yeni Türkiye Yayınları, Ankara 2002, s. 15-22.


Romanlar:

            -Seyfi, Ali Rıza, Drakula İstanbul’da, Kamer Yayınları, İstanbul 1997.

            -Stoker, Bram, Dracula, çev. Zeynep Akkuş, Kamer Yayınları, İstanbul 1998.

            -Stoker, Bram, Dracula, çev. Niran Elçi, İthaki Yayınları, İstanbul 2019.


1 Eylül 2020 Salı

Yeniçeriliğin Kaldırılması, Dağlı Eşkıyası, Ayanlar, III. Selim-II. Mahmud-Kaynakça ve Okuma Önerileri

 


(Buradaki kaynakça genel olarak yeniçeri zorbazları ve mafialaşmaları, 18. yüzyılda Balkanlardaki âyânlar, İstanbul'da 1800'lerin başında yeniçeriler dışında bir diğer zorbaz odak haline gelen yamaklar, yine 18. yüzyılda Balkanlardaki dağlı eşkıyası ve III. Selim ile II. Mahmud dönemlerinin (1780-1826 arası kısmı) yeniçeri zorbazlarını, İstanbul'da yaptıklarını anlatan kitap, makale ve videolardan oluşmaktadır.)

-Osmanlı taşrasında 18. yüzyılda ortaya çıkan güç odaklarına değinilen podcast: "Osmanlı Devleti'nde Toplumsal Değişim ve İktidarın Kısıtlanması Tartışmaları", Doç. Dr. Ali Yaycıoğlu, Prof. Dr. Baki Tezcan ve Onur Kalkan: https://www.youtube.com/watch?v=LSh9GJdGPf4&feature=youtu.be

-"Dellaknâme-i Dilküşâ-Derviş İsmail, 1686", Ceren Sungur ve Ömer Faruk Yazcıcı ile bir kaynak eser üzerinden İstanbul'daki yeniçeri zorbazlarının bazı şenaatleri hakkında tartıştığımız video: https://youtu.be/nOm46eMWL9I

-Abdülkadir ÖZCAN'ın yazdığı TDV İslam Ansiklopedisi'ndeki "Etmeydanı" maddesi: https://islamansiklopedisi.org.tr/etmeydani

-______,’ın yazdığı TDV İslam Ansiklopedisi’ndeki “Celaleddin Ağa, Mehmed” (Son Yeniçeri Ağası) maddesi: https://islamansiklopedisi.org.tr/celaleddin-aga-mehmed

-(Roman tavsiyesi) Ahmet Refik ALTINAY, Kabakçı Mustafa, Heyamola Yayınları, İstanbul 2005.

-Ahmet ELİBOL’un “Yeniçeriler ve İktidar Bağlamında Osmanlı Sisteminin Dönüşümü” adlı makalesi: http://www.gaziakademikbakis.com/makale/gab-T-2018-270

-Ahmet HEZARFEN, Rumeli ve Anadolu Âyan ve Eşkıyası 1-Osmanlı Arşiv Belgeleri, Kaynak Yayınları, İstanbul 2002.

-Ahmet HEZARFEN, Rumeli ve Anadolu Âyan ve Eşkıyası 3-Osmanlı Arşiv Belgeleri, Kaynak Yayınları, İstanbul 2004.

-Ahmet YARAMIŞ’ın “Yeniçeri Ocağı’nın Kaldırılmasının Çorum ve Çevresindeki Yansıması” adlı makalesi: https://acikerisim.aku.edu.tr/xmlui/bitstream/handle/11630/3603/93-102.pdf?sequence=1&isAllowed=y

-Alper BAŞER, Eşkıyalıktan Ayanlığa Kırcaalili Emin Ağa, Çizgi Kitabebi, Konya 2014.

-Aysel DANACI YILDIZ, Kenar Adamları ve Bendeleri: Tirsinikli İsmail Ağa ve Alemdar Mustafa Paşa'nın Adamları-Manuk Mirzayan ve Köse Ahmed Efendi, Kitap Yayınevi, İstanbul 2018.

-Aysel DANACI YILDIZ (haz.), Asiler ve Gaziler: Kabakçı Mustafa Risalesi, Kitap Yayınevi, İstanbul 2007.

-Betül BAŞARAN, "III. Selim ve İstanbul Şehir Siyaseti", Osmanlı'da Asayiş, Suç ve Ceza-18.-20. Yüzyıllar, Tarih Vakfı Yurt Yayınları, İstanbul 2007.

-Burhan SATIR, "Kabakçı Mustafa İsyânı ve yenileşme hareketlerine etkileri", (Basılmamış Yüksek Lisans Tezi), Sakarya Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Sakarya 2006.

-Bülent ÇELİK’in “Yeniçerilerin Esnaflaşmasında Orducu Görevinin Rolüne Dair Bazı Tespitler” adlı makalesi: https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/769705

-Dilek ARIBOĞA’nın “II. Mahmud Döneminde Kamuoyu Oluşturmada Bektaşi, Mevlevi ve Halidi Tarikatlerinin Yolu” adlı makalesi: http://www.tidsad.com/DergiTamDetay.aspx?ID=1725

-Es'ad Efendi, Üss-i Zafer (Yeniçeriliğin Kaldırılmasına Dair), haz. Mehmet Arslan, Kitabevi Yayınları, İstanbul 2005.

-Fahri Ç. Derin (haz.), "Yayla İmamı Risalesi" (Kabakçı Mustafa Ayaklanmasına dair), İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Tarih Enstitüsü Dergisi, Sayı 3, İstanbul 1973, s. 215-272.

-Faik Reşit UNAT (haz.), 1730 Patrona İhtilali Hakkında Bir Eser: Abdi Tarihi, Türk Tarih Kurumu Basımevi, Ankara 1943.

-Fatih ÜNAL'ın “Aleksander Grigoreviç Krasnokutsk'un Günlüğünden 1808 Yeniçeri Ayaklanması ve Alemdar Mustafa Paşa Vakası” adlı makalesi: http://www.sosyalarastirmalar.com/cilt1/sayi4/sayi4pdf/unal_fatih.pdf

-Frank BOVENKER ve Yücel YEŞİLGÖZ,  Türkiye’nin Mafyası, İletişim Yayınları, İstanbul 2000.

-Hakan YILMAZ, "İsyanın Gölgesindeki İstanbul: Yeni Arşiv Belgeleri Işığında 1730 Patrona İsyanı", Osmanlı İstanbulu IV (IV. Uluslararası Osmanlı İstanbulu Sempozyumunun kitabı), 20-22 Mayıs 2016 İstanbul. https://osmanliistanbulu.org/tr/images/osmanliistanbulu-4/hakan_yilmaz.pdf

-Hakan YILMAZ, "1730 Patrona İsyânı İle İlgili Kısa Kroniklerden Rūz-nāme Yazarı “Aḥmed” Kimdir?", Sosyal ve Kültürel Araştırmalar Dergisi, Cilt 1, Sayı 2, 2015, s. 103-126.: https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/197555

-Hamiyet SEZER’in “Yeniçeri Ocağı’nın Kaldırılışının Taşradaki Yansıması (1826-1827)” adlı makalesi: https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/782596

-İsmail Hakkı UZUNÇARŞILI, Osmanlı Devleti Teşkilatından Kapukulu Ocakları-I, Türk Tarih Kurumu Basımevi, Ankara 1988.

-______, Meşhur Rumeli Ayanlarından Tirsinikli İsmail, Yılık oğlu Süleyman Ağalar ve Alemdar Mustafa Paşa, Türk Tarih Kurumu, Ankara 2010.

-Kemal BEYDİLLİ'nin yazdığı TDV İslam Ansiklopedisi'ndeki “Alemdar Mustafa Paşa” maddesi: https://islamansiklopedisi.org.tr/alemdar-mustafa-pasa

-______, yazdığı TDV İslam Ansiklopedisi'ndeki "Yeniçeri" maddesi: https://islamansiklopedisi.org.tr/yeniceri

-(Roman tavsiyesi) Maurus JOKAİ, Yanya Aslanı ve Yeniçerilerin Son Günleri, Destek Yayınevi, çev. Mert Akcanbaş, İstanbul 2011.

-Mehmet Berk YALTIRIK'ın "Eski İstanbul Kabadayısı Figürü ve Bir Şehrin Yaşadığı Değişimler" adlı makalesi: https://www.academia.edu/41753239/Eski_%C4%B0stanbul_Kabaday%C4%B1s%C4%B1_Fig%C3%BCr%C3%BC_ve_Bir_%C5%9Eehrin_Ya%C5%9Fad%C4%B1%C4%9F%C4%B1_De%C4%9Fi%C5%9Fimler?source=swp_share

-Mehtap ERDOĞAN’ın “Yeniçeriliğin Kaldırılışına Dair Tarihi ve Edebi Bir Eser: Emâre-i Zafer” adlı makalesi: https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/257889

-Miyase KOYUNCU KAYA’nın “Esnaf Loncalarında Yeniçeriler” adlı makalesi: https://www.academia.edu/4628084/Esnaf_Loncalar%C4%B1nda_Yeni%C3%A7eriler

-Muhammed Emirhan ONHAN ve Taner GÜNEY’in “Yeniçeriliğin Kaldırılışı ve Sosyoekonomik Sonuçları” adlı makaleleri: https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/499527

-Murat ÇULCU, Sikkesiz Sultanlar-Türkiye’de Mafia’laşmanın Kökenleri-II, E Yayınları, İstanbul 2002.

-______, Düşmüş Ocağa Yanıyor-Türkiye’de Mafia’laşmanın Kökenleri-III, E Yayınları, İstanbul 2003.

-______, Kan Defteri-Türkiye’de Mafia’laşmanın Kökenleri-IV, E Yayınları, İstanbul 2005.

-Musa KILIÇ, "Kabakçı Mustafa İsyanı", (Basılmamış Yüksek Lisans Tezi), Ankara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Ankara 2003.

-Necmi ÜLKER’in “Yeniçeri Ocağının İlgası Öncesi İzmir’deki Asayişin Bozukluğuna Dair Belge” adlı makalesi: https://dergipark.org.tr/tr/pub/egetid/issue/5033/68528

-Reşad Ekrem KOÇU, Yeniçeriler, Koçu Yayınları, İstanbul 1964.

-(Roman tavsiyesi) ______, Kabakçı Mustafa-Bir Serserinin Romanlaştırılmış Hayatı, Doğan Kitap, İstanbul 2016.

-______,’nun İstanbul Ansiklopedisi'nde yazdığı; "Ayakdaş", "Bağçekapusu İskeleleri, Kayıkhanesi ve Bekâr Odaları", "Balaban İskelesi, Balaban İskelesi Hanları, Bekâr Odaları, Kahvehaneleri, Kayıkhaneleri", "Baldır Nişanı", "Balta Asma", "Balta Olmak", "Bekâr", "Bekâr, Bekar Uşağı, Bekar Uşağı Nizamı", "Bekâr Hanları, Bekar Odaları", "Bıçak", "Bıçak Altından Geçirme" maddeleri.

-Rober ZENS, "Pazvantoğlu Osman Paşa ve Belgrad Paşalığı 1791-1807", Osmanlı İmparatorluğu'nda İsyan ve Ayaklanma, ed. Jane HATHAWAY çev. Deniz BERKTAY, Alkım Yayınevi, İstanbul 2010, s. 141-164.

-Selim KARAHASANOĞLU, "Osmanlı İmparatorluğu’nda 1730 İsyanı Üzerine Yeni Bir Eser: Vâkıa Takrîri Bin Yüz Kırk Üç’de Terkîb Olunmuşdur", Tarih Araştırmaları Dergisi, Cilt 28, Sayı 46, s. 179-187.: http://dergiler.ankara.edu.tr/dergiler/18/1573/17064.pdf

-Seyfettin ASLAN’ın “Yeniçeri ve Kapıkulu Süvarilerinin İsyanlarına İlişkin Bir Analiz” adlı makalesi: https://www.researchgate.net/publication/237270273_YENICERI_VE_KAPIKULU_SUVARILERININ_ISYANLARINA_ILISKIN_BIR_ANALIZ

-Sibel Kavaklı KUNDAKÇI’nın “Yeniçeri Ocağı’nın Kaldırılmasından Sonra Devam Eden ‘Yeniçerilik Gayretkeşliği’ Üzerine Bazı Düşünceler” adlı makalesi: https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/577635

-Silvart MALHASYAN ve Aysel YILDIZ'ın “Bir Rahibin Kaleminden Alemdar Mustafa Paşa'nın Sarrafı Manuk Mirzayan Bey” adlı makaleleri: https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/330688

-Stanford J. SHAW, Eski ve Yeni Arasında Sultan III. Selim Yönetiminde Osmanlı İmparatorluğu, Kapı Yayınları, İstanbul 2008.

-Süheyla YENİDÜNYA GÜRGEN, Devletin Kâhyası, Sultanın Efendisi Mehmed Said Halet Efendi, Dergah Yayınları, İstanbul 2018.

-Tofig MUSTAFAZADE, "Bir Yabancının Gözü ile Eylül 1730 İstanbul İsyanı", Yakın Dönem Türkiye Araştırmaları, Cilt 17, Sayı 33, 2018, s. 1-27.: https://cdn.istanbul.edu.tr/FileHandler2.ashx?f=yabanci_1730.pdf

-Tuncer BAYKARA’nın “Osmanlı Reformunun İlk Zamanları: Yeniçeri Ocağının Kaldırılması ve İlk Tatbikat” adlı makalesi: https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/58342

-Yaşar BAŞ’ın “Merkez ve Taşrada Yerleşik Yeniçeri-Halk Çekişmesi” adlı makalesi: https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/70551

-Yunus İNCE, "Bir Görgü Tanığının Gözünden Kabakçı Mustafa İsyanı", Hacettepe Üniversitesi Türkiyat Araştırmaları Dergisi (HÜTAD), Sayı 9, 2008, s. 281-308.: https://dergipark.org.tr/tr/pub/turkiyat/issue/16674/521884

-Yuzo NAGATA, Tarihte Ayanlar-Karaosmanoğulları Üzerine Bir İnceleme, Türk Tarih Kurumu, Ankara 1997.

-Yücel ÖZKAYA, Osmanlı İmparatorluğunda Dağlı İsyanları (1791-1808), Ankara Üni. DTCF Yayınları, Ankara 1983. (Yeni basımı: Türk Tarih Kurumu Yayınları, Ankara 2020)

-______, ’nın “Anadolu’daki Yeniçerilerin Düzensizliği ile İlgili Belgeler ve İzmir’de Yeniçeriliğin Kaldırılması Hakkında Bir Belge” adlı makalesi: https://dspace.ankara.edu.tr/xmlui/bitstream/handle/20.500.12575/44003/12633.pdf?sequence=1